Gökyüzü Yeniden Mavileşir
Sabah fırtınaların bile söz geçiremediği gençlik çağım,
Avuçlarıma umut diye konmuş bir sevdanın peşindeyim.
Yakıcı güneş, karanlık gece vız geliyor bana;
Gözleri gözlerimde çakılı kalmış meleğimin düşündeyim.
Ah, o sabah, o sabah yok mu?
"Seni seviyorum!" deyişin
Alev alev tutuşturdu yüreğimi...
Sonra korkusuz günler,
Yolumuzu çizen ayak izlerimiz.
Sımsıcak bakışlar,
Birbirine kelepçelenmiş ellerimiz...
Nerden çıktı bu öğle vakti?
Sensizlik yıllarımın korkunç kor ateşi,
Yüreğimde sebepsiz endişelerin telgraf telleri,
Gözlerimde unutamadığım meleğimin hayali,
Kulaklarımda çın çın "Senede Bir Gün" şarkısı!
Şehzade'n, Kafdağı'nda rüyâlarının tutsağı olmuş
Yüreğini kanattıkça kanatıyor.
Belki de meleğim azgın okyanuslardan birinin kıyısında
İçin için ağlıyor.
Nerden çıktı bu öğle vakti?
Sensizlik yıllarımın korkunç kor ateşi...
Karasevdam damar damar kanımda yürüyor
Sensizliğim gözyaşlarımla büyüyor.
Sonra rüyâ gibi bir akşamüzerine düşüverdik birden
Ah, birbirimizi ne kadar da özlemişiz?
Hasretlerimizin rengi vurmuş saçlarımıza,
Zamansız karlar düşmüş şakaklarımıza.
Sonra rüyâ gibi bir akşamüzerine düşüverdik birden
Masal sevdamızı yeniden yaşıyoruz.
Güneş ve dolunay şahidimiz,
Kaderimizin çizdiği yolda beraber yürüyoruz;
El eleyiz şimdi!
22 Eylül 2007
Oyhan Hasan BILDIRKİ

