Gökyüzü Yeniden Mavileşir
Sus kalbim, sakin ol... Heyecanlanacak ne var?
Zaman durdu bir kere besbelli ikimizi bekliyor.
Şal mal takmamış, yakasında papatyaları da yok,
Kaldırımlar eğilip bükülüyor, özlediğim yâr geliyor.
Bin bir ümitle taçlanmış gülücükler gözlerinde çiçek çiçek açıyor,
Kalbimizde tarifi imkânsız sımsıcak bir ateş keyfince dolanıyor.
"Hiç değişmemişsin canım!", "Sen de öyle bir tanem!" her şeyin özeti;
Ele avuca sığmaz, tutulması zor sevinçler gözlerimde yankılanıyor.
Gökyüzü inadına berrak, mavilerinin en güzelini takmış takıştırmış,
Gözlerimin önünden yıllara iz düşürmüş sayısız resimler geçiyor.
Demlenmiş hasretlerin bedelini ödemek bu kadar kolay mıydı?
Bir sevdalı türküye tutulmuş sanki güvercinler, ansızın uçuyor.
Nasıl da kaynaşıverdik, onca yılın kelepçelerini kırıp attık birden?
Yan yana rüyâlarımızı süsleyen ufka doğru birlikte yürüyoruz.
Yanaklarımız gül kurusuna batırılmış hayâllerimizle kızarmış,
Bir tepecikte bizi yıllardır bekleyen o ağacı görüyoruz.
Güvercinler desen, kulaklarını bize tutmuş, yuvadalar...
Zor bir hikâyenin satır aralarında tutuklu kalmıştık yıllar yılı,
Şimdi bahar kokulu saçlarınla yanı başımdasın işte, göz gözeyiz.
Pusuya yatmış tekir kedinin gözleri yere konacak güvercinlerde.
Korkunç ve inadına soğuk, kimsesiz günlerimiz geride kaldı,
El eleyiz, kalbimi dinlediğin küt parmaklarını unutmuşum mu ne?
Güneş sihirli altın renkleriyle selamlıyor sonsuz ufukları bir daha;
Seni yudum yudum içmek için yeniden dalıyorum gözlerine!
17 Ekim 2007
Oyhan Hasan BILDIRKİ

